İçimdeki Çocuk

Hepimiz İçimizde Bir Çocuk Taşıyoruz..

Bazen, ne kadar büyümüş ve olgunlaşmış olursak olalım, kaç yaşına gelirsek gelelim içimizde bir yerlerde hâlâ çocuk gibi hissettiğimiz anlar oluyor, değil mi? Birisi bizi eleştirdiğinde kırılgan hissetmek, bir hata yaptığımızda kendimizi küçücük hissetmek ya da bir başarı elde ettiğimizde çocukça bir sevinçle parlamak… Bunların hepsi, içimizde hâlâ var olan o küçük çocuğun işaretleri.

Ama o çocuk her zaman mutlu ve güvende değil. Çoğu zaman ona iyi bakmayı unutuyoruz. Kendimize ebeveynlik yapmak, işte tam da bu noktada devreye giriyor: Kendi içimizdeki çocuğu fark etmek, ona şefkatle yaklaşmak ve ona hak ettiği sevgiyi, ilgiyi ve desteği vermek.

O Çocuğu Duyabiliyor Musunuz?

Hadi bir düşünelim. Zor bir durumda kaldığınızda kendinize nasıl davranıyorsunuz? "Yine beceremedin," mi diyorsunuz? "Neden bu kadar zayıfsın?" diye mi kızıyorsunuz?

Eğer bunları yapıyorsanız, o küçük çocuğun sesini susturuyorsunuz demektir. Çünkü o çocuk sadece şunu duymak istiyor:
"Tamam, zorlanıyorsun ama bu normal. Ben buradayım. Beraber halledeceğiz."

Ona biraz alan verin. Dinleyin. Belki korkuyor, belki üzülmüş, belki de sadece anlaşılmak istiyor.

Onu Tanımak..

İçimizdeki çocuk, çocukluk döneminde edindiğimiz duygusal yaraları, korkuları ve öğrenmeleri temsil eder. Onun sesi, bizi güvende hissettirmek için ortaya çıkar, ancak bazen aşırı korumacı, kırılgan ya da tepkisel olabilir.

  • İç Sesinizi Dinleyin: Zor bir durumda nasıl tepki verdiğinizi fark edin. Bu tepki size çocuklukta öğrendiğiniz bir korkuyu ya da kalıbı hatırlatıyor mu?
  • Soru Sorun: "Neden bu durum beni bu kadar etkiliyor? Bu duygu, geçmişte yaşadığım bir olaya mı bağlı?"

Kendimize Şefkat Göstermeyi Öğrenmek

Çocukken, hata yaptığınızda ya da bir şeyler ters gittiğinde sizi sakinleştiren bir yetişkinin varlığını hatırlıyor musunuz?  Şimdi yetişkin olan siz, kendiniz için bunu yapabilirsiniz. 

Zor bir anınızda durun ve kendinize şunu söyleyin: ''Bu durumda hissettiklerin tamamen normal.  Değer verdiğin ve sevdiğin biri bu durumda olsa ona ne derdim?''

Bu sorunun bir çok kapıyı araladığına defalarca kez şahit oldum. Hem kendimde hem de hikayelerine dokunduğum insanlarda. İnsan en çok kendine acımasız. 


Eksik Parçaları Doldurmak

Bazen fark etmeden, çocukluğumuzda bize verilmemiş olan sevgiyi ve desteği hâlâ arıyor olabiliriz. Belki birileri bizi yeterince dinlemedi, cesaretlendirmedi ya da sadece bizimle oynamadı. Şimdi, o boşlukları kendimiz doldurmak artık bizim elimizde. İçimizdeki o parçaya sahip çıkma zamanı. Çünkü her yetişkin kendi çocukluğundan sorumludur artık.

  • "Şimdi kendime bunu nasıl verebilirim?"

Belki de çocukluğunuzda en çok duyduğunuz cümle şuydu:
"Yapma!" 


Şimdi o çocuğa, "Evet, yapabilirsin. Hata yapabilirsin ve bu çok normal," deme zamanı.

Sınırlar Çizmek ve Onlara Saygı Duymak

Kendi içimizdeki çocuğa iyi bakmanın bir diğer yolu da ona sınırlar koymaktır. Ama bu sınırlar sert değil, sevgi dolu olmalı. Çocukken belki sınırlarınız hep ihlal edildi ya da hiç sınır koyulmadı. Şimdi bunu dengeleyebilirsiniz.

Kendimize;

  • "Bu hafta çok yoruldun, biraz dinlenmen lazım.", "Evet, bu iş önemli ama sağlığın daha önemli." diyebilmek..

Bunlar basit gibi görünebilir ama içimizdeki çocuğun ihtiyaç duyduğu tam da bu tür sevgi dolu rehberliktir.

Küçük Adımlarla Kendimize Ebeveynlik

Her gün, içimizdeki çocuğa iyi bakmak için bir şeyler yapabiliriz. Düşünülenin aksine kocaman adımlar olmak zorunda değil. 

  • Sabahları Kendinize Gülümseyin: Ayna karşısında kendinize “Bugün harika bir gün olabilir, ben elimden geleni yapacağım” deyin.
  • Hata Yaptığınızda Şefkatli Olun: Hata yapmak, öğrenmenin bir parçası. Kendinizi yargılamak yerine, "Bu hatadan ne öğrenebilirim?" diye düşünün.
  • Kendinize İyi Bakın: Yeterince dinleniyor musunuz? Sağlıklı besleniyor musunuz? Bu soruları kendinize düzenli olarak sormayı unutmayın.

Biraz zaman..

Kendi içimizdeki çocukla ilişki kurmak bir gecede olacak bir şey değil. Zaman alabilir. Çünkü o çocuk, yıllarca ihmal edilmiş olabilir. Ama ne zaman ona bir adım atsanız, bunu fark edecektir.

Kendinize Şunu Söyleyin:

"Her zaman burada olacağım. Ne olursa olsun seni seveceğim. Hata yapsan da, zorlanmış olsan da, ben senin yanındayım."

 Kendine İyi Bakmayı Unutma

Hayatın koşuşturması içinde kendimize ebeveynlik yapmayı unutmamız çok kolay. Ama unutma, içimizdeki çocuk hâlâ var. Ve o, bizi hep sevgiyle bekliyor. Şimdi, o çocuğa sevgiyle yaklaşmanın ve onu hak ettiği gibi beslemenin tam zamanı.

Belki de yazıyı okuduğun şu an, ona şöyle bir cümle söyleyebilirsin:
"Sen değerlisin. Seni seviyorum. Ve artık güvendesin."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

An'da Kalmak: Hayatın Sade Ama Derin Sırrı

Beden Algısı ve EMDR